HORLAMA HASTALIĞI UMUTSUZ DEĞİL!!!!

Sağlıklı yaşam ve Sağlık hakkında bilgiler
Cevapla
hemşirerose
Mesajlar: 0
Kayıt: Sal Şub 24, 2026 11:30 am
İletişim:

HORLAMA HASTALIĞI UMUTSUZ DEĞİL!!!!

Mesaj gönderen hemşirerose »

Horlama hastalığı umutsuz değil

Normal erişkin insanların en az %45'i zaman zaman horlamaktadır.
%25'i sürekli olarak horlamaktadır. Horlama problemi en sık şişman
erkeklerde görülür ve yaşla birlikte her geçen gün artar

http://www.milliyet.com.tr/content/saglik/sag014/resim/sag90.jpg

A.B.D. de 300 den fazla firma horlamaya karşı cihaz geliştirmiştir.
Bazı modeller pijama arkasına tenis topu yapıştırmak gibi eski bir
modelin modifikasyonlarıdır (Sırt üstü yatarken horlama daha çok
artar.). Çene ve boyun askıları, boyunluklar ve ağız içine
yerleştirilen cihazlar hiçbir yarar sağlamamıştır. Horlama sesi ile
çalışıp hastayı uyandıran elektronik cihazlar bulunmuştur. Bütün bunlar
hastanın horlamadan uyuma alıştırmaları olarak düşünülmüştür. Ancak
maalesef horlama kişinin kontrolünde olmayan bir problem olup tüm bu
cihazlar hastayı sadece uyutmamaya yöneliktir.

HORLAMANIN NEDENİ NEDİR?

Ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan
gürültü biçiminde ki sese horlama denir. Dilin arkası ve yumuşak damak
ve küçük dilin olduğu kısmın genizle birleştiği bölge kendiliğinden
daralabilen bir bölgedir. Bunlar birbirleri üstüne geldiğinde solunumla
birlikte titreşmekte ve horlama ortaya çıkmaktadır. Horlayan biri
aşağıdaki problemlerden en az birine sahiptir.

Dil ve boğaz kasları gerginliği azalmıştır. Gevşek kaslar sırt üstü
yatınca dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz. Bu olay
alkol yada ilaç alarak gevşemiş birinin uykusunda kas kontrolünün
kaybolması ile ortaya çıkar. Bazı insanlarda uykunun derin fazında
gevşemeye bağlı olarak yine horlama görülebilmektedir.

Boğazdaki dokuların aşırı büyük olması. Büyük bademcik ve geniz eti
çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenidir. Şişman insanlarda kalın
boyun dokusu sebep olarak gösterilir. Kist ve tümörlerde nadir olarak
bu yolla horlama yapabilmektedir.

Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması boğaza doğru
hava yolunu daraltır. Hava yoluna sarktığı için bir valv gibi horlamaya
neden olur.

Burun tıkanıklığı olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum
yaratır. Bu vakum boğazda kollabe olabilen dokuları hava yoluna doğru
çeker. Böylelikle burun açık iken horlamayan kişide horlama görülmeye
başlar. Bu durum neden bazı insanların sadece allerjik dönemlerde veya
grip, sinüzit olduğu zamanlarda horladığını izah etmektedir. Burun
deformasyonları bu tip burun tıkanıklığı nedenleri olarak bilinir.
Deviasyon burun orta bölmesinin yan taraflara taşması olarak
tanımlanır. Burun içi deformasyonları içinde en sık rastlanılanıdır.

HORLAMA CİDDİ BİR SORUN MUDUR?

Sosyal olarak evet! Bu aile yaşamında ciddi bir şekilde tehdit eder.
Horlayan kişi alay konusu olur. Ailenin diğer bireyleri için uykusuz
gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kişi tatil ve iş gezilerinde
istenilmeyen oda arkadaşı olur. Tıbbi olara evet! Kişinin kendine
verdiği zarar daha büyüktür. Dinlenilmeden geçirilen geceler vardır.
Aşırı horlayan kişilerde yüksek tansiyon horlamayan kişilere göre daha
sık görülür. Horlamanın en ağır formu "tıkayıcı tipte horlama
hastalığıdır."

"Uyku apnesi" diye bilinen bu hastalıkta şiddetli horlama nefessiz
kalınan bir dönemle kesilmektedir. Bu sırada solunum tam durmuştur. 10
saniyenin üzerindeki nefessiz kalma nöbetlerinin bir saat içinde 7 den
fazla görülmesi yaşamı ciddi şekilde tehdit eder. Bu durumda
doktorunuzun size bir uyku merkezinde inceleme yapılmasını önerecektir.
Apneli (nefesin kesilmesi) hastalarda saatte 30-300 defa tıkanmalara
rastlanılmaktadır. Böylelikle uykuda kan oksijen düzeyi aşırı oranda
düşer. Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp kanı daha çok pompalamak
zorundadır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek
tansiyon ve kalp büyümesi yerleşir. Tıkayıcı tipte horlama hastalığı
olan kişiler uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına
geçebilmektedirler. Derin faz gerçek dinlenme için tek yoldur.
Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz
geçecektir. Araba kullanırken yada iş başında uyuklamalar görülecektir.

HORLAMA TEDAVİ EDİLEBİLİRMİ?

Horlamanın bir çok tipi tedavi edilebilir. Erişkin horlayan kişiler için aşağıda sıralanan önerilere uyulmalıdır.



İyi bir adele tonusu kazanmak için sportif bir yaşam biçimi seçilmeli.

Horlayan kişiler uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denilen allerji ilaçlarını uykudan önce almamalı.

Uykudan 4 saat önce alkol almaktan sakınmalı.

Uykudan 3 saat önce ağır yemekten sakınmalı.

Aşırı yorgunluktan sakınmalı.

Uykuda sırt üstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmeli.
Eski bir öneri olarak pijama sırtına tenis topu dikmek hala faydalı bir
metot dur. Böylelikle sırt üstü uyumaya engel olunur.

Yatağınızın baş tarafı daha yukarıda olacak şekilde tüm
yatağınız yaklaşık olarak 10 cm bir tarafa doğru çeviriniz. Bu amaçla
yatağınız bir tarafı altına bir tuğla yerleştirmek amacınıza uygun
olacaktır.

Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmeleri için onlara süre tanıyın.

Her pozisyonda horlayan kişiler "ağır horlayan" olarak
isimlendirilir. Bu kişilerin yukarıdaki önerilerden daha fazla yardıma
ihtiyaçları vardır.

Horlama kişi ve ailesi için zararlı hale geldiğinde uzman
doktorunuz ile görüşmeniz uygun olacaktır. Bu özellikle uyku sırasında
nefes alamama problemi olduğunda (Yüksek sesli horlama nefessiz kalma
dönemi ile kesilmektedir.) Doktorunuza baş vurmanız daha da önem
kazanmaktadır. Horlama hastasının burun, ağız, boğaz ve boynunun
detaylı muayenesi yapılmalıdır. Horlamanın boyutu ve horlayan kişinin
sağlığını belirlemek açısından uyku laboratuarı çalışmaları değerlidir.

TEDAVİ

Tedavi şüphesiz tanıya dayanır. Bu allerji veya enfeksiyon tedavisi
gibi basit yada bademcik geniz eti veya burun bozukluklarının cerrahi
gerektirir biçimdedir. Horlama - Nefessiz kalma hareketli dokuların
sabitleştirilmesi ve hava yolunun daha genişletilmesini sağlayan
horlama ameliyatlarından başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Buna
uvulopalatofarengoplasti ameliyatı (UPPP) adı verilmektedir. Hasta için
bademcik ameliyatından çok farklı his vermez. Laser'ın kullanıldığı
Laser-assisted uvulopalatoplasti (LAUP) lokal anestezi ile yapılabilen
bir başka ameliyattır. Cerrahinin çok riskli veya hasta tarafından
istenilmediği durumlarda boğaza basınçlı hava veren maske takarak
(CPAP) uyuyabilir. Kronik olarak horlayan her çocuk KBB uzmanı
tarafından detaylı olarak muayene edilmelidir. Bademcik ve geniz eti
ameliyatının gerekli olduğu durumlarda cerrahi müdahale çocuk sağlığına
ve gelişimine çok önemli yararlar sağlayacaktır.

Unutmayın: Horlama nefes almanın tehlikeli biçimde kesilmesidir. Horlama komik değildir, umutsuz hiç değildir.

konu
Cevapla

“Sağlık” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir