Ses Yalıtımı ve Teknikleri...
Gönderilme zamanı: Cum Mar 28, 2008 4:48 am
Ses Yalıtımı ve Teknikleri
1. Ses ile ilgili genel bilgiler
2. Yalıtım ile ilgili bilgiler
3. Prodüksyon/performans odasının ses kalitesini yükseltme yöntemleri
Eğer boş bir odada el çırparsanız patlak ve yankılı bir ses duyarsınız.
Bunun birkaç sebebi vardır:
Birincisi duvardan yansıyan ses dalgası (aslında tüm dalgalar), 180 derece ters döner. Yani orijinal dalganın tepe noktası, dip noktası olarak yansır ve gelen dalgayla üst üste binip orijinal dalganın bazı bölümlerini söndürür, bazı bölümlerini yükseltir.
Bu etki sonucunda bazı frekanslar sönümlenirken, bazıları da güçlenir. Bu üretilen ses ne olursa olsun istenmeyen bir durumdur ve önüne geçmek gerekir.
İkincisi, elinizi çırptığınız zaman çıkan ses bütün duvarlardan yankılanır ve kulağınıza çeşitli duvarlardan değişik zaman aralıklarıyla yansımış (yani çeşitli gecikmelerle gelen) orijinal ses gelir. Bu etkiye "reverb" denir. Özellikle odanın şekli küp veya dikdörtgen prizma gibi birbirine dik duran duvarlardan oluşuyor ise bu etki daha da güçlüdür (çünkü defalarca yansır, tıpkı birbirine bakan 2 aynadaki görüntü gibi) ve bunu da engellemek gerekir.
Bunun için “difüzyon” ile gelen dalgaları farklı yönlere dağıtmak gerekir.
Üçüncüsü ise izolasyon ile yüksek frekanslı sesleri kesmek veya emmek daha kolay iken düşük frekanslı yani bas sesleri kesmek daha zordur. Baslar yankılana yankılana odanın kenarlarında ve köşelerinde birikir ve istenmeyen seslere,titeşimlere, uğultulara neden olur. Üstelik dinlenilen müziğin basını gereksiz derecede yükseltir. Bu yüzden basstrap denilen aparatları yerleştirmek gerekebilir.
SES YALITIMI KONUSUNDA BİR KAÇ AÇIKLAMA
"Ses yalıtımı, daha doğru bir deyimle, ses geçiş kaybının arttırılması, gürültü denetiminin bir bölümüdür. Gürültü denetimi, gereksiz gürültülerin yok edilmesi, gürültünün kaynağında azaltılması, kaynağına hapsedilmesi, yayılmasının önlenmesi, bir bölüme girmesinin önlenmesi gibi, gürültü kaynağından kulağa uzanan yolun, belli bir plana göre adım adım incelenmesi ve alınacak önlemlerin bu göre saptanması anlamına gelir.
Ses yalıtımı ise, sesin bir bölmeyi geçmesi ile ilgili olup, gürültü denetiminde başvurulması her zaman zorunlu olmayan bir adımdır. Bu nedenle, gürültü ile ilgili herhangi bir konuda, önce gürültü denetim planına göre bir inceleme, problemin teknik, pratik ve ekonomik yönden daha az külfetle çözüme kavuşturulmasını sağlayabilir. Bu yazının konusu ise, yalnızca ses yalıtımı olup, unutulmaması gereken bir kaç önemli noktayı anımsatmak ve kimi terim ve kavramlara açıklık getirmektir."
SES YALITIMI KAVRAMI
Yalıtım (tecrit, izolasyon), genelde, çevresinden ayırmak, çevresi ile ilişkisini kesmek ve biraz daha dar anlamda, dış ortamla enerji alışverişini önlemek gibi, kesin sonuç belirten anlamlara gelmektedir. Bu güne kadarki gözlemlerimize göre, ses yalıtımı da, çoğu kez ve özellikle bu tür bir yalıtım yapılmasını isteyenlerin çoğunluğunca böyle kesin sonuç alınabilecek bir işlem gibi düşünülmektedir.
Oysa, ses enerjisinin bir duvardan, bir döşemeden, bir pencereden yani herhangi bir bölmeden geçişi, belli oranlarda azaltılabilir fakat pratikte, kesin bir biçimde önlenemez. Yani konu aslında ses yalıtımı değil, geçen sesin azaltılmasıdır. Deyim kolaylığı bakımından ses yalıtımı dense bile, bunun ne anlama geldiğinin unutulmaması, görüşmelerin buna göre yapılması ve beklentilerde bu gerçeğin unutulmaması doğru olur.
Aslında, yabancı dillerde olduğu gibi, tanımlarına uygun olarak (ses) geçiş kaybı (transmission loss / affaiblissement de transmission) ve gürültü azaltımı (noise reduction / réduction du bruit) terimlerinin kullanılması daha uygun olur.
Bu konuda önemli bir nokta da şudur: Ses (ya da gürültü) geçişinin, oradaki gereksinime göre belirlenmiş bir oranda azaltılması gerekir. Bu oranın altında ya da üstünde bir azaltma gereksiz yere yapılmış ve pek bir işe yaramayacak olan bir harcama demektir. Bu boşuna harcama çoğu kez pek te önemsenmeyecek bir büyüklükte olmaz. Bu nedenle de ne yapılacağına titiz bir etüd ve ciddi hesaplar sonucu karar verilmelidir.
YUTMA ÇARPANI
Havada yayılan ses enerjisi (ses titreşimleri) bir yüzeye geldiğinde, genellikle üç olay birlikte olur: Bu enerjinin bir bölümü yansır, bir bölümü soğurulur yani başka tür bir enerjiye dönüşür, bir bölümü de bu yüzeyi geçerek yayılmasını sürdürür. Yutma çarpanları soğurulan ve geçen enerjinin toplamını, yani yansımayan enerji oranını verir. Yani, yutma çarpanı, (Schallcluckgrad / coefficient d'absorption) ses enerjisinin başka bir enerji türüne örneğin ısı enerjisine dönüşerek ses enerjisi türünden yok olduğu oran değildir. Ses enerjisinin, başka bir tür enerjiye dönüşüm oranına eğer soğurma çarpanı dersek, yutma çarpanı, çok özel durumlarda bu çarpana eşit, fakat hemen her durumda soğurma çarpanından daha büyüktür.
Yukarıdaki açıklama, yutma çarpanlarının ölçülme yöntemleri düşünülürse daha iyi anlaşılır. Gerek boru içinde duran dalgalar yöntemi, gerekse yansışım (reverberasyon) süresi bilinen yansışmalı (reverberan) bir iç mekana, yüzölçümü belli bir gereç koyarak yansışım süresindeki değişime göre yutma çarpanını hesaplama yöntemi, yansıyan ses erkesi oranını kullanmaktadır. Yani, yutma çarpanı, yansımayan ses olarak tanımlanmaktadır. Bu konuda Friedrich Bruckmayer'in "Schalltechnik im Hochbau" kitabında ve A.C. RAES'in "Acoustique Architecturale" kitabında dolaysız ve açık anlatımlar bulunmaktadır.
Pratiğe dönük örnek vermekte de yarar olabilir. Örneğin açık pencerenin yutma çarpanı 1 dir. Yani bu yüzeye gelen ses enerjisi bütünü ile yutulur. Oysa bu durumda bir soğurma olayı yoktur. Daha ufak açıklıklarda da frekansa bağlı değişik yutma çarpanları verilmiştir. Bu ufak açıklıklarda kimi frekansların yansıması ve daha belirgin bir kırınma (diffraction) olayı söz konusudur. Fakat ses enerjisi başka tür bir enerjiye dönüşmemektedir.
SESİN YUTULMASI VE YALITIMI
Genelde yutma çarpanları, soğurma çarpanları gibi düşünülmekte ve ses yalıtımında gereçlerin yutma çarpanlarından medet umulmaktadır. Aşağıda sesin soğurulması ve geçmesi olaylarına açıklık getirilmeye çalışılacaktır.
Ses enerjisinin soğurulması, başka tür bir enerjiye dönüşmesi anlamına gelir. Bu enerji türü genellikle ısı enerjisidir. Bu enerji türü değişimi, ses enerjisinin havada yayılması ile hava moleküllerinin kazanmış olduğu artı devingenliğin, bu moleküllerin, gözenekli gereçlerin gözenek cidarlarına sürtünmesi sonucu azalması ile, yani kısacası sürtünme ile, ya da havada oluşan akustik basıncın (hava basıncında ses frekansına bağlı eksi-artı, devirsel değişimlerin) esneyebilen bir bölmenin bir yanında oluşturduğu devirsel basınç değişimlerinden ötürü bu bölmenin şekil ya da konum değiştirmesi ile, yani bu enerjinin bu “iş” için harcanması ile olur.
Burada dikkatlerin çekilmek istendiği nokta soğurulma oranlarıdır. Bunlar aritmetik oranlardır. Oysa algılanan ses düzeyi logaritmasal bir büyüklüktür. Sessel yeğinlik, santimetre kareye gelen güç (µW/cm2) olarak verilir. Algılanan ses (akustik basınç) ise bunun ondalık logaritması ile ilgilidir. Yani, örneğin ses enerjisinin yarı yarıya azalması (% 50 oranında yutulmuş olması), ses basınç düzeyinde ancak 3 dB lik bir düşme sağlar. Bu da ancak algılanabilen çok ufak bir değişikliktir. Ses enerjisinin % 90 oranında azalması yani 10 kat azalması ses basınç düzeyinde 10 dB, bu enerjinin % 99 oranında azalması yani 100 kat azalması 20 dB lik bir düşme sağlar. Oysa bir ses yalıtımı gereksinimi ortaya çıktığında çoğu kez 40~50 dB düzeyinde bir azaltma söz konusu olmaktadır. Demek ki, kullanılabilir kalınlıktaki bir gerecin, yutma çarpanı 0.99 olsa bile, bu gereç ses yalıtımı için kullanılamayacaktır.
Akla şöyle bir soru gelebilir: Acaba sesin, örneğin cam yünü, taş yünü, keçe vb. gözenekli gereçler kullanılarak geçmesi azaltılamaz mı? Bu sorunun yanıtı yukarıdaki açıklamadan çıkarılabilir; Bu yolla geçen seste belli bir azalma elde etmek isteniyorsa, bu gözenekli gereçleri en az 50~60 cm kalınlıkta kullanmak gerekir. Bu ise ne yapımsal, ne de ekonomik açıdan akılcı bir çözüm olmaz ve kolayca da uygulanamaz.
GOLDMAN2008-03-28 04:50:25
1. Ses ile ilgili genel bilgiler
2. Yalıtım ile ilgili bilgiler
3. Prodüksyon/performans odasının ses kalitesini yükseltme yöntemleri
Eğer boş bir odada el çırparsanız patlak ve yankılı bir ses duyarsınız.
Bunun birkaç sebebi vardır:
Birincisi duvardan yansıyan ses dalgası (aslında tüm dalgalar), 180 derece ters döner. Yani orijinal dalganın tepe noktası, dip noktası olarak yansır ve gelen dalgayla üst üste binip orijinal dalganın bazı bölümlerini söndürür, bazı bölümlerini yükseltir.
Bu etki sonucunda bazı frekanslar sönümlenirken, bazıları da güçlenir. Bu üretilen ses ne olursa olsun istenmeyen bir durumdur ve önüne geçmek gerekir.
İkincisi, elinizi çırptığınız zaman çıkan ses bütün duvarlardan yankılanır ve kulağınıza çeşitli duvarlardan değişik zaman aralıklarıyla yansımış (yani çeşitli gecikmelerle gelen) orijinal ses gelir. Bu etkiye "reverb" denir. Özellikle odanın şekli küp veya dikdörtgen prizma gibi birbirine dik duran duvarlardan oluşuyor ise bu etki daha da güçlüdür (çünkü defalarca yansır, tıpkı birbirine bakan 2 aynadaki görüntü gibi) ve bunu da engellemek gerekir.
Bunun için “difüzyon” ile gelen dalgaları farklı yönlere dağıtmak gerekir.
Üçüncüsü ise izolasyon ile yüksek frekanslı sesleri kesmek veya emmek daha kolay iken düşük frekanslı yani bas sesleri kesmek daha zordur. Baslar yankılana yankılana odanın kenarlarında ve köşelerinde birikir ve istenmeyen seslere,titeşimlere, uğultulara neden olur. Üstelik dinlenilen müziğin basını gereksiz derecede yükseltir. Bu yüzden basstrap denilen aparatları yerleştirmek gerekebilir.
SES YALITIMI KONUSUNDA BİR KAÇ AÇIKLAMA
"Ses yalıtımı, daha doğru bir deyimle, ses geçiş kaybının arttırılması, gürültü denetiminin bir bölümüdür. Gürültü denetimi, gereksiz gürültülerin yok edilmesi, gürültünün kaynağında azaltılması, kaynağına hapsedilmesi, yayılmasının önlenmesi, bir bölüme girmesinin önlenmesi gibi, gürültü kaynağından kulağa uzanan yolun, belli bir plana göre adım adım incelenmesi ve alınacak önlemlerin bu göre saptanması anlamına gelir.
Ses yalıtımı ise, sesin bir bölmeyi geçmesi ile ilgili olup, gürültü denetiminde başvurulması her zaman zorunlu olmayan bir adımdır. Bu nedenle, gürültü ile ilgili herhangi bir konuda, önce gürültü denetim planına göre bir inceleme, problemin teknik, pratik ve ekonomik yönden daha az külfetle çözüme kavuşturulmasını sağlayabilir. Bu yazının konusu ise, yalnızca ses yalıtımı olup, unutulmaması gereken bir kaç önemli noktayı anımsatmak ve kimi terim ve kavramlara açıklık getirmektir."
SES YALITIMI KAVRAMI
Yalıtım (tecrit, izolasyon), genelde, çevresinden ayırmak, çevresi ile ilişkisini kesmek ve biraz daha dar anlamda, dış ortamla enerji alışverişini önlemek gibi, kesin sonuç belirten anlamlara gelmektedir. Bu güne kadarki gözlemlerimize göre, ses yalıtımı da, çoğu kez ve özellikle bu tür bir yalıtım yapılmasını isteyenlerin çoğunluğunca böyle kesin sonuç alınabilecek bir işlem gibi düşünülmektedir.
Oysa, ses enerjisinin bir duvardan, bir döşemeden, bir pencereden yani herhangi bir bölmeden geçişi, belli oranlarda azaltılabilir fakat pratikte, kesin bir biçimde önlenemez. Yani konu aslında ses yalıtımı değil, geçen sesin azaltılmasıdır. Deyim kolaylığı bakımından ses yalıtımı dense bile, bunun ne anlama geldiğinin unutulmaması, görüşmelerin buna göre yapılması ve beklentilerde bu gerçeğin unutulmaması doğru olur.
Aslında, yabancı dillerde olduğu gibi, tanımlarına uygun olarak (ses) geçiş kaybı (transmission loss / affaiblissement de transmission) ve gürültü azaltımı (noise reduction / réduction du bruit) terimlerinin kullanılması daha uygun olur.
Bu konuda önemli bir nokta da şudur: Ses (ya da gürültü) geçişinin, oradaki gereksinime göre belirlenmiş bir oranda azaltılması gerekir. Bu oranın altında ya da üstünde bir azaltma gereksiz yere yapılmış ve pek bir işe yaramayacak olan bir harcama demektir. Bu boşuna harcama çoğu kez pek te önemsenmeyecek bir büyüklükte olmaz. Bu nedenle de ne yapılacağına titiz bir etüd ve ciddi hesaplar sonucu karar verilmelidir.
YUTMA ÇARPANI
Havada yayılan ses enerjisi (ses titreşimleri) bir yüzeye geldiğinde, genellikle üç olay birlikte olur: Bu enerjinin bir bölümü yansır, bir bölümü soğurulur yani başka tür bir enerjiye dönüşür, bir bölümü de bu yüzeyi geçerek yayılmasını sürdürür. Yutma çarpanları soğurulan ve geçen enerjinin toplamını, yani yansımayan enerji oranını verir. Yani, yutma çarpanı, (Schallcluckgrad / coefficient d'absorption) ses enerjisinin başka bir enerji türüne örneğin ısı enerjisine dönüşerek ses enerjisi türünden yok olduğu oran değildir. Ses enerjisinin, başka bir tür enerjiye dönüşüm oranına eğer soğurma çarpanı dersek, yutma çarpanı, çok özel durumlarda bu çarpana eşit, fakat hemen her durumda soğurma çarpanından daha büyüktür.
Yukarıdaki açıklama, yutma çarpanlarının ölçülme yöntemleri düşünülürse daha iyi anlaşılır. Gerek boru içinde duran dalgalar yöntemi, gerekse yansışım (reverberasyon) süresi bilinen yansışmalı (reverberan) bir iç mekana, yüzölçümü belli bir gereç koyarak yansışım süresindeki değişime göre yutma çarpanını hesaplama yöntemi, yansıyan ses erkesi oranını kullanmaktadır. Yani, yutma çarpanı, yansımayan ses olarak tanımlanmaktadır. Bu konuda Friedrich Bruckmayer'in "Schalltechnik im Hochbau" kitabında ve A.C. RAES'in "Acoustique Architecturale" kitabında dolaysız ve açık anlatımlar bulunmaktadır.
Pratiğe dönük örnek vermekte de yarar olabilir. Örneğin açık pencerenin yutma çarpanı 1 dir. Yani bu yüzeye gelen ses enerjisi bütünü ile yutulur. Oysa bu durumda bir soğurma olayı yoktur. Daha ufak açıklıklarda da frekansa bağlı değişik yutma çarpanları verilmiştir. Bu ufak açıklıklarda kimi frekansların yansıması ve daha belirgin bir kırınma (diffraction) olayı söz konusudur. Fakat ses enerjisi başka tür bir enerjiye dönüşmemektedir.
SESİN YUTULMASI VE YALITIMI
Genelde yutma çarpanları, soğurma çarpanları gibi düşünülmekte ve ses yalıtımında gereçlerin yutma çarpanlarından medet umulmaktadır. Aşağıda sesin soğurulması ve geçmesi olaylarına açıklık getirilmeye çalışılacaktır.
Ses enerjisinin soğurulması, başka tür bir enerjiye dönüşmesi anlamına gelir. Bu enerji türü genellikle ısı enerjisidir. Bu enerji türü değişimi, ses enerjisinin havada yayılması ile hava moleküllerinin kazanmış olduğu artı devingenliğin, bu moleküllerin, gözenekli gereçlerin gözenek cidarlarına sürtünmesi sonucu azalması ile, yani kısacası sürtünme ile, ya da havada oluşan akustik basıncın (hava basıncında ses frekansına bağlı eksi-artı, devirsel değişimlerin) esneyebilen bir bölmenin bir yanında oluşturduğu devirsel basınç değişimlerinden ötürü bu bölmenin şekil ya da konum değiştirmesi ile, yani bu enerjinin bu “iş” için harcanması ile olur.
Burada dikkatlerin çekilmek istendiği nokta soğurulma oranlarıdır. Bunlar aritmetik oranlardır. Oysa algılanan ses düzeyi logaritmasal bir büyüklüktür. Sessel yeğinlik, santimetre kareye gelen güç (µW/cm2) olarak verilir. Algılanan ses (akustik basınç) ise bunun ondalık logaritması ile ilgilidir. Yani, örneğin ses enerjisinin yarı yarıya azalması (% 50 oranında yutulmuş olması), ses basınç düzeyinde ancak 3 dB lik bir düşme sağlar. Bu da ancak algılanabilen çok ufak bir değişikliktir. Ses enerjisinin % 90 oranında azalması yani 10 kat azalması ses basınç düzeyinde 10 dB, bu enerjinin % 99 oranında azalması yani 100 kat azalması 20 dB lik bir düşme sağlar. Oysa bir ses yalıtımı gereksinimi ortaya çıktığında çoğu kez 40~50 dB düzeyinde bir azaltma söz konusu olmaktadır. Demek ki, kullanılabilir kalınlıktaki bir gerecin, yutma çarpanı 0.99 olsa bile, bu gereç ses yalıtımı için kullanılamayacaktır.
Akla şöyle bir soru gelebilir: Acaba sesin, örneğin cam yünü, taş yünü, keçe vb. gözenekli gereçler kullanılarak geçmesi azaltılamaz mı? Bu sorunun yanıtı yukarıdaki açıklamadan çıkarılabilir; Bu yolla geçen seste belli bir azalma elde etmek isteniyorsa, bu gözenekli gereçleri en az 50~60 cm kalınlıkta kullanmak gerekir. Bu ise ne yapımsal, ne de ekonomik açıdan akılcı bir çözüm olmaz ve kolayca da uygulanamaz.
GOLDMAN2008-03-28 04:50:25