Bilginin Adresi Ana Sayfa
Forum Anasayfası Forum Anasayfası > Off-Topic > Geyik Muhabbet Ve Komedi > Fıkralar
  Aktif Konular Aktif Konular RSS - güzel bi yazı
  SSS SSS  Forumu Ara   Events   Kayıt Ol Kayıt Ol  GiriÅŸ GiriÅŸ

güzel bi yazı

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
Mesaj
GOLDMAN Açılır Kutu Gör
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 08-03-2006
Konum: Türkiye
Status: Aktif DeÄŸil
Points: 895
Mesaj Seçenekleri Mesaj Seçenekleri   Thanks (0) Thanks(0)   Alıntı GOLDMAN Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: güzel bi yazı
    Gönderim Zamanı: 30-10-2006 Saat 05:38
 arkadaşlar bunun yeri belki burası değil ama buna benzer yazıları burda gördüğüm için burada yayınladım
 
 

 

                             _YENİ BİR DÜNYA_

 

        5.sınıfı yeni bitirmiştim ve 6.sınıfa geçecek olmanın heyecanıyla yanıp tutuşuyordum.Tatil sonlara doğru yaklaştıkça heyecanım kat be kat  artıyordu.E tabi yeni öğretmenler,yeni arkadaşlar,yeni bir sınıf beni heyecanlandırıyordu.

        Okulların açılmasına son bir hafta kala annem ve babam arasında bir takım soğukluklar sezdim.Evin içinde birbirleriyle karşılaşmamak için köşe bucak kaçıyorlardı adeta.Bunu bana ve kardeşime belli etmemeye çalışıyorlardı ama ben anlamıştım,kardeşim ise yaşı gereği hiç birşey anlayamamıştı.

        Bir akşam yine otururken ben salonumuzun çevresinde soğuk rüzgarlar estiğinin farkındaydım ve bu soğukluğum nedenini ben sormadan onlar sölemeye karar vermiş olacaklarki lafı fazla dolandırmadan boşanma kararı aldıklarını sölediler.O an sanki dünyam durmuştu,hiç birşey düşünemez olmuştum üstüne üstlük bu ayrılık haberiyle bizi üzdükleri yetmiyormuş gibi birde okulumuzun deişeceği haberini vermişlerdi.Ben her ne kadar eğer okulum değişirse okula dewam etmeyeceğimi sölemiş olsamda onlara bunu dinletemediğim belliydi ve o akşam toplanıp anneannemin yanına yerleştik.

        Çok çok uzun konuşmalar sonunda beni yeni okula ikna etmişlerdi yada ettiklerini sanmışlardı.Yeni okuluma girdiğim anda sanki tüm duvarlar üstüme geliyordu ve içimden anne-babama lanetler yağdırıyordum. Daha kayıt gününden hiç sewmemiştim okulumu yada sevmek istemediğim için öyle düşünüyordum ama olan olmuştu ve ben artık o yabancı okulun öğrencisiydim.

        Günler geçmiş bana göre kabus olan o gün gelip çatmıştı. Sabah uyanıp o okulun kıyafetlerini giydiğim için bile kendime kızıyordum ama oraya gidip o ortama uyacaktım buna mecburdum...

        Sınıfa ilk girdiğimde çocukların hepsi meraklı gözlerle bana bakıyorlardı. Bende onları süzdükten sonra boş bir yer bulup oturdum. Yanıma ufak tefek esmer, gözlüklü çok şeker bir kız geldi benimle tanışmak istediğini söledi ve tanıştık sanırım okulda tek sevdiğim şey o kız olmuştu. Yaklaşık bir hafta kadar olmuştu ve ben o sıkıcı okulda Dilşat'dan başka hiç birşeye alışamamıştım.

        Bir gün matematik öğretmenim benimle özel olarak konuşmak istediğini söyledi ve dersten sonra beraberce rehberlik odasına indik.Bana ailem hakkında sorular sordu kendimi anlatmamı istedi belliki yeni geldiğim için beni tanımak istiyordu. Sonrasında sanki içimde kopan fırtınaları bilirmişcesine benimle konuşmaya başladı. Bana;yeni bir okula gelmenin aslında o kadar kötü birşey olmadığını hatta tam tersine hayatımda yeni birkaç yüz olacağı için çok şanslı olduğumu, çok karamsar düşündüğümü ve bu sebepten dolayı arkadaşlarım hakkında ön yargılı davrandığımı anlayabileceğim şekilde uzun uzun anlattı.

        Odadan çıktığımda yepyeni bir insan olmuştum. Matematik öğretmenim Emel hanım beni söyledikleriyle çok etkilemişti. O sözcükleri kanıma işleyip beni çok farklı bir insan yapmıştı. Sınıfa girdiğimde yüzümde mutlu bir ifade ve tebessüm vardı sanırım sınıftakilerde bunu anlayıp fırsat bilerek bana sıcak davrandılar ve çok kısa zamanda hemen hemen hepsiyle çok iyi dost oldum.

        Artık bir sürü yeni arkadaşım vardı. Bu sayede okula gitme isteğim her geçen gün artıyordu. Sanırım Emel öğretmene çok büyük bir teşekkür etmem gerekiyordu. O konuşmadan sonra tekrar derse gelen Emel öğretmenin gözleri hemen bana döndü ve ben ona herşeyin yolunda olduğunu gösteren bir tebessüm ettim. Tenefüs zili çaldığında koşarak öğretmenime yetiştim ve;

    -"Öğretmenim, öğretmenimm!" diye seslendim arkasından,o masmavi gözleriyle bana baktı ve yumuşacık sesiyle;

    -"Söyle Ayşecim ?" dedi

    -"Ben size çok büyük bir teşekkür borçluyum öğretmenim çünkü ben sizin sayenizde..." demeye kalmadı öğretmenim nazikçe sözümü kesti;

    -"Buna hiç gerek yok canım çünkü sen o konuşmada sana ne anlatmak istediğimi anlayarak ve en önemliside onları uygulayarak bana en büyük teşekkürü ettin,işte bunlardan dolayı asıl ben sana teşekkür ederim" dedi ve nazikçe yanağımı okşayarak gitti. İçimden iyiki bu okula gelmişim,iyiki bu melek gibi öğretmeni tanımışım diye geçiriyordum.Aslında Emel öğretmen benim yapmak isteyipte yapamadığım duygularıma tercüman olmuştu,korkularımı yenmeme yardımcı olmuştu.

        Zaman geçtikçe okuluma daha çok alışmıştım ama şok  bir haber daha " eski okuluma geri dönüyordum!" Bu beni çok üzmedi ama çok da sevinmedim. En çok üzüldüğüm şey Emel öğretmenimden ayrılacak olmamdı. Okulda son günümdü tüm arkadaşlarımla vedalaştım, telefon numaralarını aldım ve onlara onları unutmayacağıma söz verdim ve Emel öğretmenimle vedalaşmak için sınıftan çıktım ama onu hiç bir yerde bulamadım ve sonunda okul müdürümüz Mustafa bey'e nerde olduğunu sordum Mustafa bey; Emel öğretmenin hasta olduğunu iki günden önce okula gelemeyeceğini söyledi ama ben sadece öğretmenimin hasta olmasına üzüldüm göremediğime değil çünkü onu iki gün sonra gelip görücektim ona veda etmeden asla ve asla gidemezdim ve tekrar gelmek üzere okuldan ayrıldım.

        Her ne aksilik olduysa iki gün sonra okula gidemedim. Sonra okuluma başladım ve iki günden daha fazla bir zamandan sonra okuluma gittim. Arkadaşlarımı gördüm, onlarla görüştüm, konuştum ve öğretmenler odasına indim. Selim öğretmene Emel öğretmeni nerede bulabileceğimi sordum. Aldığım cevaptan sonra bir kaç dakika öylece kaldım ve ağlayarak okuldan çıktım. Emel öğretmenin tayini çıkmıştı hem de benden çok uzaklara Ankara'ya! ona veda edemediğim için kendimden nefret ediyordum. Ben öyle gözlerim yaşlı yürürken Dilşat'ın sesiyle irkildim. Bana bir kağıt verdi ve Emel öğretmenin gitmeden önce bu kağıdı bana bıraktığını söyledi, ben ellerim titreyerek kağıdı açtım,kağıtta;" Hiç bir zaman,hiç birşey için üzülme ve gözyaşı dökme! karamsar olma ve her sabah uyandığında yeni bir Dünya'ya yeni bir hayata gözlerini açtığını varsay! Her günün bembeyaz bir sayfa gibi başlasın ve o sayfanın içinde yazan mutlu anılar gibi devam etsin ve bitsin! Seni çok seven ve hiç unutmayacak olan öğretmenin Emel Uyanık..." deyip imzasını atmıştı,Ben bu yazı üstüne bir müddet daha göz yaşlarıma hakim olamadım, Emel öğretmen okula onu görmeye geleceğimi ve göremediğim için üzüleceğimi tahmin edip bana bu yazıyı bırakacak kadar iyi tanımıştı beni o kısacık süre içerisinde.

        Okul arkadaşlarımla hala görüşüyorum ama Emel öğretmenle o zamandan beri hiç görüşemedim.Şimdilerde onu hatırladığım zaman öylece o okuldaki günlerime dalıp gidiyorum. Ben eğer o okula kısa sürede alıştıysam,orayı sevdiysem bunların hepsini Emel öğretmene borçluyum. Bana ilk konuşmamızda söledikleri ile, o kağıda yazdıkları daha dün gibi aklımda. Emel öğretmenimi ve benim için yaptıklarını ömrüm boyunca unutmayacağım...

Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör



Bu Sayfa 0.203 Saniyede Yüklendi.